1 milyon 800 bin ton pamuk tüketim gücünde olan, rekoltesi 950 bin tondan 600 bin tonun altına inerek dünya beşinciliğinden, yedinciliğine düşen Türkiye’de, Tarım Bakanlığı’nca ‘’Pamuk İthal Yasağı” getirilmek isteniyor.
Tarım Bakanlığı yaptığı bir toplantı duyurusu ile gündeme ‘’Ocak -haziran döneminde pamuk ithalatına izin verilmemesi , temmuz- aralık döneminde pamuk ithalatının açığımızı geçmeyecek şekilde sınırlandırılması ve ithalatın kontrol belgesi karşılığında yapılması” şeklinde 3 madde koyuyor.
Neler olacak
Akıllara zarar bir duyuru olarak yorumladığım bu karar ardından olur da uygulamaya geçilirse yaşanacaklar hayli vahim. Zira Tarım Bakanlığı Serbest Ticaret kavramına ters bu uygulamasıyla :
Dünya Ticaret Örgütü’nün ( DTÖ) tavrı ile karşı karşıya kalınacak – AB ile imzalanmış Gümrük Birliği gereği AB ile ters düşülecek-. Dünyadaki diğer pamuk üreticisi ve ihracatçısı ülkeler bizi DTÖ’ye şikayet edecekler. -Ocak-haziran döneminde yetersiz pamuk üretimi nedeniyle spekülasyon ve karaborsa hortlayacak -. İthalatı Kontrol Belgesi yani tahsis veya kota belgesi talepleri sonucu firmalar birbirine girecek. -İplik fabrikaları hammaddesiz kalacak, üretimleri duracak-. Duran üretimler iplik sonrasındaki tekstil işlemlerini vuracak ve ihracat düşecek. -Temmuz-aralık döneminde yapılacak ithalat yoğunluğu dünya pamuk fiyatlarını uçuracak ve “Korumacılık” amacıyla yapılmaya çalışılan bu uygulama çiftçiye hiçbir katkı sağlamayacak . Çünkü paralı tüccarlar pamuğu daha tarladayken kapatacaklar.
Şimdi gelelim 15 Mayıs günü yapılan toplantıya.
Peki ne değişti
Toplantıda ayan beyan ortaya çıktı ki Tarım Bakanlığı’na “ithalat durdurulsun” şeklinde gaz veren Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) . Bu konsey bir pamuk ülkesi olduğu söylenen Türkiye de 30 yıl sonunda ancak geçen sene kurulabildi. Bir yıldır da ortada yoklar. Çünkü tekstil ve çiftçi kesimlerinden destek almayan bu kurum kurulduğu gün unutuldu gitti. Bir yıl suskunluktan sonra birden bir şeyler yapmaları gereği akıllarına gelmiş olmalı ki gittiler, Tarım Bakanlığı’nın kapısını çaldılar ve “ithalatı durdurun” dediler.
Akıllarınca işin en kolay yolu buydu. Oysa, rakamlar yukarıda ve bu rakamlar açık ülkede ciddi bir pamuk açığı olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Açık olan pamuk gökten zembille inmeyeceği için de ithal edilmek mecburiyetinde kalınıyor. 10 yıldır bu açık ithalat ile kapatılıyor. Son 3 yılda sırasıyla 742 bin ton , 744 bin ton ve 873 bin ton pamuk ithalatı yapılmış. 2008 sezonu için de şimdiden 437 bin ton ithalat bağlantısı gerçekleştirilmiş bile. Türk pamuğunun bu yıl beklenen rekoltesi son 10 yılın en düşük rekoltesi ve 600 bin tonun altında. Ülkedeki pamuk tüketim kapasitesi ise 1.8 milyon ton. Demek ki, ithalat bir mecburiyet. Toplantıdan edinilen intiba Tarım Bakanlığı UPK’ nin gazıyla bir hata yaptığının farkına vardı.
Rakamsal göstergeler Tarım Bakanlığı ve Ulusal Pamuk Konseyi’nin ne yapmaları gerektiğini ayan beyan ortaya koyuyor. Önce bir milli pamuk politikası oluşturacaklar, sonra çiftçide pamuk ekimini özendirici hale getirecekler, ardından tohum ıslahı çalışması yapıp rekolteyi arttıracaklar ve kaliteyi düzeltecekler . Bunları süratle yapamazlarsa ithalatı bir mecburiyet olarak iplik sanayicisinin hep önünde tutacaklar. Tarım Bakanlığı yetkilileri bir de bu gerçeği fark ederlerse eminim güzel şeyler yapacaklar.
2 milyon tona yakın pamuk tüketen, rekoltesi 950 bin tondan 600 bin tonun altına inerek dünya 5′inciliğinden, 7′nciliğine düşen ve geçen yıl pamuk açı…
Şevket Sürek -Referans Gazetesi