YAZI BAŞLIK
Yazı devam
Yazı devam 2
ÇİN Menşeili Naylon
İpliklere Damping
Kararı Çıktı !
Pamuk İplik
ithalatındaki 1.03 dolarlık
koruma yumuşatıldı.

Tekstürize iplikler için
yürütülen damping soruşturması
Nihai bildirimi
İran İpliği için
İthalatı Koruma
Düzenlemesi

Kurtarma Planları Yeterli mi?

Ekim 16, 2008 by cengiz
Kategori: Çorap Dünyası 



Bütün gelişmiş ülkelerin ekonomi yönetimleri ve merkez bankalarının koordineli çabaları ile kurtarma planları oluşturuldu. Planlar ortak içeriğe sahip.

Planlara göre bankaların borçlarına garanti getirilecek, büyük bankalara hazineler geçici olmak şartıyla hisse alarak ortak olacak ve devlet kontrolü artacak, bankaların batması engellenecek, merkez bankaları piyasalara likidite sağlamaya devam edecek.
Geç kalınan ve uzun süredir beklenen ortak planlarla piyasalardaki güven sorunu şu an için bastırılmış gözüküyor. İşlemez hale gelen küresel finansal sistemi nefes almaya başladı. Söz konusu planların uygulanmaya başlamasıyla kısa vadede piyasalarda rahatlama olabileceği gibi, güvensizliğin azalmış olması ile bankaların birbirilerine kredi sağlamalarının yolu açılmış olacak. Nitekim 2 hafta önce 9 seviyelerine, geçen hafta da 5 seviyelerine kadar yükselen gecelik libor faizi 2,20 seviyesinin de altına geriledi; önceki haftalarda 5 seviyelerine kadar yükselen 3 aylık libor faizi de 4,60 seviyelerine düştü.

Ancak uzun vadede sorunlar ‘mikro’dan ‘makro’ya geçiş yapacak. Artık resesyonun kaçınılmaz olmasının yanı sıra, ABD ve Avrupa’da bütçe dengeleri değişecek; borçlanma ihtiyacı artsa da kaynak bulmak zorlaşacak. Daha şimdiden ABD’de eylül ayında banka iflasları, işsizlik maaşları giderleri, büyümenin yavaşlaması ile azalan vergi gelirleri nedeniyle bütçe açığı, önceki sene oluşan bütçe açığının üç katı artmış durumda. Borçlanma maliyetlerinin artması ile reel sektörün de maliyetleri artacak. Tüketimin ve harcamaların azalması ile üretimdeki gerileme, doğal olarak işsizlerin artmasına neden olacak. Dolayısıyla yeni ve zorlu bir dönem başlıyor; bu süreç 2010 yılına kadar sürecek gibi gözüküyor.

Almanya’da bu hafta beklentilerden oldukça düşük açıklanan ZEW beklenti endekslerine de yansıdığı gibi, önümüzdeki dönemde ekonomiye yönelik endişeler yükselmiş durumda. ABD’de yılbaşından beri emeklilik fonlarındaki kaybın 2 trilyon doları aşmış olması, ABD halkının, hayatları boyunca biriktirdikleri tasarruflarının erimesiyle önümüzdeki dönemde harcamalarını fazlasıyla kontrol altına alabileceğini gösteriyor.

Türkiye de global makroekonomik gelişmelere uzak kalamayacaktır. Gelişmekte olan ekonomilere yönelik endişeler artıyor; özellikle cari açık, yüksek borçlanma ihtiyacı, yavaşlayan büyüme ile Türkiye için, piyasaların satın alabileceği hikaye yaratmak zorlaşıyor. Özel sektörün yüksek borcu da riskIerden biri. Bankaların önümüzdeki dönemde borçlanma maliyeti artabileceği gibi; borçlanma vadeleri de kısalacaktır. Reel sektör için borçlanma maliyetlerinin artmasının haricinde kur riski de ciddi bir sorun. Petrol fiyatlarındaki düşüş cari açık ve enflasyonu olumlu etkilese de, kurlardaki hızlı yükselişler enflasyondaki düşüşü sınırlayacaktır.

Türkiye’de piyasalarda güven ve motivasyonu artırmak için IMF ile yapılacak olası yeni bir anlaşmaya yönelik beklentiler artıyor.

Makroekonomik risklerin arttığı dönemde de piyasalarda kalıcı yükselişler beklememek gerekiyor.

Nitekim bu hafta global piyasalardaki sert yükselişlere İMKB-100 endeksinin katılamamasında, gelişmekte olan ülkelere yönelik endişelerin etkili olduğu söylenebilir. AB ülkesi olarak Macaristan’ın tarihinde ilk defa IMF ile destek programı konusunda anlaşabileceğine yönelik gelişmeler de Türkiye piyasalarının toparlanmasının sınırlı kalmasına neden oldu.

Global piyasalarda da kurtarma planları ile güvenin artırılması nedeniyle tarihi yükselişlerin ardından ‘gerçek’le karşılaşılmaya yaklaşılıyor; resesyon ve reel sektörün karlılığının azalacak olması piyasalardaki heyecanı orta vadede azaltabilir.

Bütün dünyada hisse senetleri piyasalarının satın aldığı en büyük beklenti ‘büyüme’dir. Resesyonun olduğu dönemde de şirketlerin hedef değerleri aşağı çekilmek durumundadır.

İMKB-100 endeksinde geçen hafta sert düşüşler sonrasında 28,000 seviyesi destek olarak korundu; bu seviye orta vade açısından önemliydi ve aşağı kırılmamış olması olumlu. 28,000 desteğinin kırılması düşüşün 24,000 seviyelerine kadar sürmesine neden olabilecekti. Kısa ve orta vadede 28,000 seviyesi destek olarak korunabilir. Ancak yükselişler sonrasında 31,000 direnci aşılamadı. 31,000 direncinin aşılamaması ile zayıf görüntü devam etmektedir. Orta vadede yükselişin hızlanması için de 31,500 direncinin aşılması gerekmektedir. Makroekonomik endişeler yükselişlerin sınırlı olmasına neden olabilecektir.Petrol fiyatlarında resesyon beklentisi ile düşüş hızlandı; 80 dolar seviyesinin de altında seyir var. 80 dolar, destek seviyesi olarak korunamazsa düşüşün hedefi 70 dolar olabilecektir.

Altında geçen hafta ‘güvenli liman’ algılaması ile gerçekleşen sert yükselişler sonrasında, bu hafta kurtarma planlarının da etkisiyle 925 dolar direnci aşılamadı ve sert düşüşle altının ons fiyatı 850 dolar desteğinin altına geriledi. 840-850 dolar aralığında dip arayışı süreci devam edebilir. Resesyon dönemlerinde altın talebinin artması olası düşüşleri sınırlayabilecektir.

USD/YTL paritesinde de hızlı yükselişlerle 1,45 seviyesi test edildi. Global piyasalardaki rahatlama ile düşüş gerçekleşti. Ancak düşüşler sınırlı kalmaktadır. 1,34-1,40 bandına geri dönülmüş olsa da, 1,40 direncinin aşılması durumunda 1,45 seviyesine doğru tekrar yükseliş gerçekleşebilecektir. Gelişmekte olan ekonomilere yönelik endişeler ve Türkiye’nin de bu ülkelere yönelik benzer risklere sahip olması YTL’nin değer kazanmasını engelliyor. Maliye Bakanlığı tarafından, yurtdışındaki vatandaşların paralarını Türkiye’ye getirmek için kanun hazırlanmaktadır; hedeflenen gerçekleşirse kurlar üzerinde aşağı yönlü baskı olabilecektir. Ancak Türkiye’de mevduata verilen sınırlı garanti nedeniyle sadece sınırlı para girişi olabilecektir.

Gösterge faizde de %20 seviyesi aşıldı; %20-%21 aralığında seyir sürebilir. Ancak %21 seviyesinin aşılması yükselişin hızlanmasına neden olabilecektir.

Kaynak : GAZETEPORT/FATİH BAYKAN

Benzer yazılar...

Yorumlar





Şirketler