Bu günlerde yuan/dolar ilişkisinin de verdiği rahatsızlıkla ihraç fiyatlarında önce euro ile fiyat vermeyi deneyen Çinli ihracatçılar müşterisi direniyorsa doları kabul ediyorlar ama o zaman da fiyatlarında bir yükselme dikkati çekiyor.
Konuştuğum Türk ithalatçılar da bu gerçeği teyit ediyorlar. “Önce fiyatı euro ile veriyorlar, tepki alınca da siparişi kaçırmamak için dolar fiyatı veriyorlar ama her kontratta ve her yüklemede fiyatlar daha da artarak devam ediyor” diyorlar.
Bir araştırmaya göre ABD’de 3 yıl öncesine göre Çin menşeli mallarda yüzde 65 fiyat yükselmesi söz konusu. Benzer fiyat artışları Avrupa’da da hissediliyor. Çin’de yatırımların da durağanlaştığı gözlemleniyor. Çok sayıdaki Çinli ihracatçı kıyasıya bir rekabet içerisinde. Bu rekabet fiyatların düşeceği anlamını taşıyorsa da “hayır”, Çin mallarının fiyatlarındaki artış artık açık seçik görülüyor. Fiyat düşüren veya zarar eden firma anında kapatılıyor; ki pazar bozulmasın.
ABD’de ve Avrupa’da enflasyon, beklentilerinin üzerinde artıyor. Dünya genelinde de böyle bir eğilim var. Tabii biz de de. Geçen yıl 13.2 milyar dolarlık mal ithal ettiğimiz Çin’den bu yıl 16 milyar dolara yakın bir ithalat bekleniyor. Artan Çin malları fiyatları bu meblağı daha da yükseltebilir. İddia doğruysa -ki doğru görünüyor-, bu durum enflasyonu tetikleyebilir. Durgunluğun yaşandığı global piyasalarda talep düşüyor ve düşen talebe rağmen fiyatlar artıyorsa bir maliyet ve fiyat enflasyonundan söz edilebilir.
Enflasyonun artmasına veya düşmesine tesir eden nedenler onlarca olabilir. Global dünyadaki ve Türkiye’deki enflasyon hareketlerinde artan Çin ihraç fiyatları da yeni bir enflasyon faktörü olarak o onlarca nedenin içindedir artık. Yakın takipte fayda var. Makale: Şevket Sürek -referans gazetesi